Çok katlı pazarlama nedir, kimlerin işidir?

Sadece çok katlı pazarlama alanında değil, aslında her işi yaparken önce bir adım geriye çekilip o işe bir bakmak, o işi tanımlamak gereklidir. Ama bu, belki de en çok çok katlı pazarlamada gereklidir. Bunun da temel nedeni, çok katlı pazarlamacılığın, alışılmış, kalıplaşmış iş ilişkilerinin dışında bazı ilişkiler içermesidir. Şimdi tek tek bu ilişkilere bir bakalım, isterseniz…

-- Sponsorlu Bağlantılar --

Çok katlı pazarlama faaliyeti, ancak bir firmanın teşkilatında yürütülebilir. Öyle ya, nereden ürün bulacağız? Haydi satacak ürün bulduk diyelim, o ürünlerin asgari alış miktarlarını hangi sermayeyle karşılayacağız? Bu faaliyeti sürdürebilmek için gerekecek personelin maaşlarını nasıl ödeyeceğiz? Herkese, başarısı oranında kazanç sağlayan, çeşitli seviyeleri ayrı ayrı ödüllendiren “çok katlı sistemi” kim kuracak ve yürütecek? Bu ve bunlar gibi bir çok “merkezi” faaliyet için elbette, bir firma gereklidir. Ancak bir çok katlı pazarlamacının, firmasıyla olan ilişkisi, herhangi bir bayilik, yetkili satıcılık gibi bir ilişki değildir. Bir çok katlı pazarlamacı, başarılı olmak ve kazancını artırmak isterse çok çalışır; bunları istemezse de çalışmaz. Firmanın bu seçime söyleyecek bir sözü yoktur. Dolayısıyle bir çok katlı pazarlamacının işi, teşkilatında çalıştığı firmanın işi değildir. Bir çok katlı pazarlamacı, “Ama ben sizin ürününüzü satıyorum.” diye başlayacak bir şikayette bulunmaz. Çünkü o, firmanın ona sağladığı ürünle, kendi işini yürütmektedir.

Avon

Öte yandan, arada bir de liderler vardır. Bir çok katlı pazarlamacının işi, liderinin işi olabilir mi peki? Bir bakalım… Liderlerin görevi, ekiplerinde bulunanları eğitmek, onları yönlendirmek ve başarıya giden yolları göstermeklir. Bu görev, kendisinin başarılı olabilmesi için yerine getirilmesi gereken bir görevdir. Buna karşılık bir çok katlı pazarlamacı da, lideri tarafından kendisine verilenleri alır ya da almaz. Buna, özgürce kendisi karar verir. Başarılı olma yolunu seçmek veya seçmemek, kendisine bağlıdır. Başarılı olmamakta direnen bir kişiye, liderinin söyleyeceği hiçbir şey olamaz. O halde, bu iş, liderin de işi değildir.

Geriye kimler kaldı, çok katlı pazarlamacıların iş ilişkileri içinde? Kendi ekiplerine kaydettikleri diğer insanlar. Acaba, bu iş, alt ekiptekilerin işi olabilir mi? Hiç olur mu? Onlar da aynen üst ekipteki kişi gibi dilerlerse çalışıp başarılı olurlar, istemezlerse de olmazlar. Onların başarılı olma yolunda harcadıkları çabalar, sarf ettikleri emekler, üst ekiptekiler daha çok kazansın diye değildir ki? Kendileri yükselmek ve daha çok kazanmak istedikleri içindir.

Başka kimse kaldı mı, peki? Kalmadı değil mi? Daha doğrusu, kişinin kendisinden başka kimse kalmadı. Öyleyse, durum apaçık ortadadır ki çok katlı pazarlamada iş, sadece ve sadece bireyin kendi işidir. Sorumluluklarıyla, yükümlülükleriyle, yapılması gereken çalışmalarıyla ve tüm bunların sonucunda da bütün ödülleriyle iş, insanın kendi işidir.

Çok katlı pazarlama, tipik bir bireysel girişimcilik örneği olan bir faaliyettir. Başarı ya da başarısızlık; bol kazanç ya da az kazanç, hep bireylerin kendi seçimlerinin sonuçlarıdırlar. Şirket yöneticilerinin asli görevi, ekibi oluşturanlara, başarıya giden yolları göstermektir. Bundan sonrası, başlanılan işi büyütmek ve geliştirmek, artık çok katlı pazarlamacılara kalmıştır.

Ülkemiz, aylık gelirleri milyarlarca TL’nı aşan, tahminlerden oldukça fazla sayıda çok katlı pazarlamacıyla doludur. Bu kişilerin ortak özellikleri, “Bu, benim işim” sloganını içselleştirmiş olmalarıdır.

Unutmayın; bu, sizin işiniz….

Avon ve Oriflame gibi şirketleri ülkemizde çok katlı pazarlamayı başarı ile yürüten şirketler arasında gösterebiliriz.